Zaman Yönetimi

Zaman Yönetimi

Merhaba arkadaşlar, ben izlerle biraz zaman yönetimi hakkında konuşmak istiyorum. Geçmişte bu konuda çok eğitim almış, çok okumuş ve pek çok işi aynı anda yapmak zorunda kalmış biri olarak hala öğreneceğim bir şeyler olduğunu düşünüyorum.

Zaman aslında bizim için çok değerli olan ama değerini bilemediğimiz bir kavram. Hepimizde bir erteleme eğilimi var aslında. Kendimiz için nispeten daha az önemli olan işler için fazlaca zaman harcarken asıl önemli konulara yeterince vakit ayıramamaktan şikâyetçiyiz.

Mesela eminim hepiniz şu an kendinize zaman ayıramamaktan şikâyetçisinizdir, haksız mıyım? Büyük ihtimalle de en çok da kendinizi ihmal ediyorsunuzdur. Peki, gerçekten zamanınız olmadığı için mi?

Günde ne kadar televizyon istiyorsunuz mesela ya da telefonla oynarken ne kadar vakit geçiriyorsunuz. Sakın size soruyorum diye yadırgamayın, ben bu hataları yaptığım için soruyorum. Bir dönem hipnotize olana kadar televizyon karşısında belgesel izliyordum. Pek çok çeşit belgesel izledim, hayvanların hayatlarından tutun da geçmiş savaşlara ya da bilimsel araştırmalara kadar.

E iyi ne güzel, bunda ne var ki dediğinizi duyar gibi oluyorum. Belgesel izlemekte tabii ki kötü bir şey yok ama her şeyin fazlası zarar. Hayatımızda her şeyi ölçülü yapmamız lazım. Çok fazla çalışmak iyi olmadığı gibi boşa zaman harcamak da iyi değil tabii ki.

Keyifle izlediğiniz programlar var ise televizyonda, tabii ki izleyin ama öyle kanal kanal boş boş gezmeyin, inanın sonunda başınızın dönmesinden ya da televizyon karşısında baygın düşmekten başka bir işe yaramıyor. Yoksa izleyecek bir şey kapatın gitsin. İzlemek için hele ki zaman öldürmek için televizyon izlemeyin.

Televizyon karşısında saatlerimizi harcamak yerine daha verimli bir şeyler yapabiliriz belki. Mesela hobi olarak bir spor yapabiliriz ya da yemek kurslarına gidebiliriz. Belki yeni bir dil öğrenebiliriz. Şu an farkında bile olmadığımız yeteneklerimiz vardır belki.

Çalışırken mesela şirketimin harika bir tiyatro topluluğu vardı, emekle canla başla oyunlar sergilerlerdi her sene. İnanın profesyonellere taş çıkarırdı oyunlar. Tüm boş vakitlerini harcarlardı provalara. Türk müziği ile ilgilenen, dersler alan arkadaşlarım vardı mesela korolara girip, konserler verdiler. Biz de keyifle, gururla izledik.

Evet, gene sizi duyuyorum diyorsunuz ki: “ya çocuk var, evde bekleyenler var nasıl gideceğiz kursa” Önce gitmek isteyeceksiniz. Gerçekten gönülden yapmak isteyeceksiniz. Bunu başarabilenler de sizden farklı değillerdi ama yapmak istediler, çok istediler ve yaptılar.

Bir şeyi istediğinizde beyniniz çözümler üretmeye başlar, eğer o şeyi istemiyor iseniz de beyniniz bahaneler üretmeye başlayacaktır. Ne yazık ki beynimiz bahaneler üretmeye çok yatkındır.
Kendinize boş vakitlerinizi değerlendirecek, keyif alabileceğiniz bir şey bulun, size illa kitap okuyun, şunu yapın bunu yapın diye önerilerde de bulunmuyorum. Biliyorum ki herkes için farklı şeyler keyif verecektir.

Sadece zamanınızın kıymetini bilin. Onu dolu dolu yaşayın yeter.

Çünkü hayatta tek bir anın bile tekrarı yok ne yazık ki…

1 yıl önce
1 yıl önce
senem hanım yazınız için teşekkür ederiz. Ancak yazdığınız yazı başka bir bloga ait içerik olduğundan bu yazınıza ödeme yapamıyoruz. Özgün ve bilgilendirici olarak yazdığınız yazılarınız için ödeme alırsınız.